Bebeklerde Dil ve Konuşma Evreleri

bebeklerde-dil-ve-konusma-evreleri

Merhabalar,

Bugün sizlerle bebeklerde dil ve konuşma evreleri ile ilgili konuşacağız. Daha fazlası için yazımızı okumaya devam edin!

Bebeklerde En Sık Yaşanan Dil Konuşma Problemleri Nelerdir?

  • Gecikmiş Dil Konuşma
  • Konuşma Sesi Bozuklukları (Artikülasyon – Fonolojik Bozukluk)
  • Akıcılık Bozukluğu (Kekemelik ve Hızlı Bozuk Konuşma)

Bebeklerde Dil ve Konuşma Gelişim Evreleri

Dil toplum tarafından uzlaşılmış semboller sistemidir.  Duygu ve düşüncelerimizi karşı tarafa dil sayesinde aktarabiliriz. Dil alıcı ve ifade edici dil olarak ikiye ayrılır. Alıcı dil ifade edici dilden önce gelişir. Alıcı dil konuşulanların anlaşılması, ifade edici dil ise sözel olarak duygu ve düşüncelerin ifade edilmesidir.

0-3 Aylık Dönemde Dil ve Konuşma Gelişimi

Alıcı Dil:

  • Yüksek ses duyduğunda tepki verir, irkilir.
  • Bir ses duyduğunda emme hızı değişebilir.
  • Sesin geldiği yöne bakar.
  • Annesinin sesinin farkındadır. Annesinin sesini duyduğunda ağlıyorsa sakinleşir.

İfade Edici Dil:

  • Aya doğru annesini gördüğünde gülümser.
  • Farklı ihtiyaçları için farklı şekilde ağlar.
  • Çoğunlukla ünlü sesler kullanır.

6 Aylık Dönemde Dil ve Konuşma Gelişimi

Alıcı Dil:

  • Gözleriyle seslerin geldiği kaynağı takip eder.
  • Ses çıkaran oyuncaklar ilgisini çeker.

İfade Edici Dil:

  • Memnuniyet ve memnuniyetsizliklerini sesi ile ifade eder.
  • Kendisiyle konuşulunca gülümser.
  • /b/, /m/, /d/ sesleri ile sıralı mırıldanmalar gerçekleştirir.(ba-ba,ma-ma vb.)
  • Ebeveynin dikkatini çekmek için sesler çıkarır.

9 Aylık Dönemde Dil Konuşma Gelişimi

Alıcı Dil:

  • Kendi ismini tanır.
  • Sık kullanılan nesnelerin isimlerini tanır. (kitap, bardak vb.)
  • Kendisi ile konuşulduğunda dinler.

İfade Edici Dil:

  • Kısa ve uzun heceleri bir araya getirerek babıldar.
  • Çeşitli konuşma seslerini taklit eder.
  • Beden dilini kullanır. Parmakla işaret eder. El sallar.

12 Aylık Dönemde Dil Konuşma Gelişimi

Alıcı Dil:

  • Tek kademeli yönergeleri yerine getirir. (Topu at, arabayı ver. vb.)
  • Söylenen resimleri göstermeye başlar.
  • Basit düzeyde masal ve şarkıları dinler.

İfade Edici Dil:

  • Her ay yeni birkaç sözcük söyler.
  • Zamirleri kullanır. (ben, benim)
  • Sesleri taklit eder.
  • Anlamlı bir veya bir kaç kelime söyler. (anne, baba, mama vb.)

Bebeklerde konuşma becerinin gelişmesi videosunu izleyebilirsiniz.

24 Aylık Dönemde Dil Konuşma Gelişimi

Alıcı Dil:

  • Sorulduğunda birkaç vücut bölümünü gösterir.
  • Ek kullanımını anlar.
  • Basit yönergeleri ipucu, jest, mimik olmadan yerine getirir.
  • Ebeveynlerinin basit sorularına cevap verebilir. (Kim geldi? Top nerede? vb.)

İfade Edici Dil:

  • İki kelimeyi yan yana getirir.(anne gel, kedi gitti, abi bak vb.)
  • Kitaptaki resimleri sorulduğunda gösterebilir.
  • Ortalama kelime haznesi her ay 20-30 kelime zenginleşir.
  • Basit sorular sorabilir.
  • 150-200 kadar sözcük kullanabilir.

36 Aylık Dönemde Dil Konuşma Gelişimi

Alıcı Dil:

  • Basit ‘kim’, ‘ne’, ‘nerede’ gibi sorularını anlar ve cevaplar.
  • Nesnelerin işlevini anlar.

İfade Edici Dil:

  • Basit hikayeler anlatmaya başlar.
  • 3-4 kelimeli cümleler kurar.
  • Aile üyeleri dışındaki kişiler de konuşmasını anlayabilir.
  • Konuşma anlaşılırlığı ortalama %75’tir.

48 Aylık Dönemde Dil Konuşma Gelişimi

Alıcı Dil:

  • Karmaşık yönergeleri anlar.
  • ‘Nasıl’ sorusunu yanıtlar.
  • Kısa hikayeleri dinler ve sorulara yanıt verir.
  • 1000 kelimenin üzerinde kelime haznesine sahiptir.

İfade Edici Dil:

  • 5-6 kelimeli cümleler kurar.
  • Belirli bir konu içinde konuşmayı sürdürebilir.
  • /r/ sesi dışında %100’e yakın konuşma anlaşılırlığıan sahiptir.
  • Konuşmaları yetişkin konuşmasına çok benzerdir.

Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir?

Dil ve konuşma terapisti; dil, iletişim, konuşma, ses ve yutma bozuklukları gibi problemleri olan her yaştan insanla ilgilenen, problemin sebebini araştıran, değerlendiren, işlevsel tanısını koyan ve bu tanıya uygun terapi planlayan ve uygulayan kişidir. Dil ve konuşma terapistleri; tıp, özel eğitim, psikoloji, fizyoterapi gibi disiplinlerle iş birliği içinde çalışırlar.

Dil ve konuşma terapistleri danışanların ihtiyaçları doğrultusunda dil, konuşma ve iletişim becerilerini arttırmak için işlevsel bir terapi programı oluşturur ve uygularlar.

Çalışma alanı yeni doğandan yaşlılığın son evrelerine kadar geniş bir yelpaze gösterir. Örneğin yeni doğanda yutma bozukluğu yaşayan bir bebekle ilgilenirken ileri ki yaşlarda yutma bozukluğu olan, afazi olan veya demans gibi nörolojik hastalıklara sahip olan insanlarla da çalışırlar.

Dil ve Konuşma Terapistleri Hangi Alanlarla İlgileniler?

Afazi

Afazi, genellikle bir inme ya da kafa travması sonucunda aniden ortaya çıkan ve beynin dilden sorumlu alanlarının hasarlanmasından kaynaklanan bir dil bozukluğudur.  Afazi türleri tutuk ve akıcı afazi olmak üzere 2 ana başlık altında sınıflandırılır.

Tutuk (Broca) afazide kişinin anlaması konuşmasına oranla daha iyidir.  Konuşma daha eforludur. Yaşamış oldukları durumun daha fazla farkındadırlar. Bu nedenle depresyon sorunu yaşama olasılıkları daha yüksektir. Akıcı (Wernicke) afazisinde ise anlama etkilenir ve akıcı fakar anlaşılır olmayan bir konuşma mevcuttur. Kişi konuşmasının çevresi tarafından anlaşılmadığının farkında değildir.

Hastanın konuşma, konuşulanı anlama, adlandırma, tekrarlama, okuma ve yazma gibi becerilerinde de hasar oluşmaktadır.

Terapi sürecinde hastanın yaşı, beyin hasarının sebebi, afazi türü, lezyonunun konumu ve büyüklüğü önem arz etmektedir. Uygulanan teknikler ile hastaların tekrar sağlıklı iletişim kurabilecek dil ve konuşma yetilerini kazanımları amaçlanmaktadır.

Kekemelik

Kekemelik konuşma akışının duraksama, uzatma, hece tekrarı gibi kesintiler ve engellerle konuşmanın doğal akışının bozulması sonucu ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. Toplumda her 100 kişiden 1’inde görülmektedir. Erkeklerde kekemelik kızlara oranla 4 kat daha fazla görülmektedir.

Toplumda kekemeliğin bir korku ya da travmaya bağlı olarak ortaya çıktığı inancı yaygındır. Fakat nedeni tam olarak bilinemese de yapılan çalışmalar genetik faktörlerin önemli rol oynadığını, genetik aktarımlı bir bozukluk olabileceğini göstermektedir.

Yapılan beyin görüntüleme çalışmalarında ise kekemeliği olan bireylerin kitap okurken veya konuşurken beyinlerindeki aktifleşen bölgeler incelendiğinde kekemeliği olmayan bireylerden daha farklı aktivasyon gösterdiği görülmüştür. Bu ve benzer araştırmalar kekemeliğin nörolojik temelli olabileceği üzerinde durmaktadır.

Kekemeliği olan bireyler iletişim kurmaktan kaçınma, özgüven problemleri, konuşurken kelimeleri değiştirme, kaygılı olma gibi durumlar yaşayabilirler.

Terapi her yaştan bireye yapılır. Özellikle erken yaşta yapılan terapi çocuğun akıcılığını arttırmaktadır.

Konuşma Sesi Bozukluğu

Artikülasyon ve fonolojik bozukluk olmak üzere ikiye ayrılır.

Artikülasyon ciğerlerimizden gelen havanın konuşmaya yardımcı organlara (dil, konuşma,diş vb.) şekillendirerek konuşma seslerine dönüşmesine verilen addır.

  • Artikülasyon Bozukluk

İşitme engeline, bir anatomik soruna, dudak-damak yarıklığına veya yanlış öğrenmeye bağlı olarak konuşma seslerinin yanlış üretilmesidir. Artikülasyon bozukluğunun sebep olan tüm durumlar değerlendirme seansında incelenmektedir ve hatalı sesler tespit edilmektedir. Artikülasyon bozukluğunda doğru sesletim yapılamaması konuşma anlaşılırlığını düşürür. Bu durum kişinin iletişimini ve özgüvenini etkileyebilir.

  • Fonolojik Bozukluk

Dil edinim sürecinde dile ait ses bilgisel kuralları edinmede yaşanan zorluk olarak tanımlanabilir. Fonolojik bozukluğu olan çocuklar bazı seslerin anlam yarattığını fark edemezler ve sesleri hatalı kullanabilir, hecelerin yerlerini karıştırabilirler.

Fonolojik Bozukluğa sahip çocukların konuşmaları çevresindeki kişiler tarafından güçlükle anlaşılmakta veya anlaşılamamaktadır. Çevresi tarafından konuşması anlaşılmayan çocuklar da içine kapanma ya da kendisini ifade edemeyince hırçın davranışlarda bulunma durumu gözlenebilir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma

Gecikmiş konuşma çocuğun dil / konuşma becerilerinin yaşından beklenenden geride olması durumudur. Dil gelişimi anne karnında yaklaşık 7. ayda başlar. Bebekler annelerinin seslerini daha anne karnındayken diğer seslerden ayırt etmeye başlarlar.

Doğduktan sonra ise 6. ayda babıldamaya (baba,mama gibi sesler)  başlarlar. İlk kelimeler 1 yaş civarında gelir. Çocuklar 2 kelimeli cümleler kurmaya ise 18. ay itibari ile başlarlar. 2 yaşta çocuklar ifade edici dilde 200 kadar sözcük kullanırlar. 3 yaşına gelindiğinde ise çocuklar 3 – 4 kelimeli cümleler kurabilirler.  4 yaşta çocukların konuşmaları yetişkin konuşmasına oldukça benzerdir.

Çocuklardan 2. yaşta %50, 3. yaş 75, 4. yaşta ise %100 konuşma anlaşılırlığı beklenir.

Çocukların yaşayabileceği dil/konuşma problemleri ve konuşma gecikmesi çocuklarında sosyal, duygusal, akademik problemlere de yol açabilmektedir.

Aynı zamanda yapılan çalışmalar dil bozukluğu yaşayan çocukların ileri ki yaşlarda okuma yazma ve matematik gibi alanlarda da sorun yaşama ihtimallerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Çalışmalar gecikmiş dil konuşma öyküsü olan olan çocukların birçoğunun öğrenme güçlüğü yaşadığını da göstermektedir.

Terapi desteği ile amaçlanmak, mevcut dil ve konuşma becerilerinin arttırılması, çocuğun yaşıtlarını yakalayabilmesi, sosyal çevreye uyum sağlayabilmesidir.

Dudak-Damak Yarıklığı

Dudak damak yarıklığı, embriyolojik dönemde çeşitli nedenlerden dolayı bebeğin yüz bölgesindeki yapıların birleşme kusuru nedeniyle ortaya çıkar. Halk arasında tavşan dudaklılık olarak bilinir. Toplumda her 1000 doğumdan birinde görülür.

Bebekte dudak yarığı, damak yarığı ya da her ikisi birden görülebilir. Bu durum sıklıkla beslenme, yutma, artikülasyon bozukluğu ve rezonans problemlerine yol açar. Dil ve konuşma terapistleri aileye erken dönemde dil gelişimi, konuşma, beslenme gibi konularda danışmanlık hizmeti verir. Dil ve konuşma problemlerine gerekli müdahaleleri yapar.

İşitme Engeline Bağlı Dil ve Konuşma Bozuklukları

Bebekler anne karnında henüz 20 haftalıkken işitmeye başlarlar ve dışardan gelen seslere tepki verirler. Bebekler annelerinin seslerini tanırlar. Dolayısıyla henüz doğmadan dil gelişim ve iletişim süreci başlamış olur. Bu dil gelişimin edinilmesi ve konuşmanın oluşabilmesi için en önemli faktörlerden birisi sağlıklı işitmenin olmasıdır. İşitme kaybı olan çocuklar dili edinemez veya yetersizlikler yaşarlar. Bu durum onların benlik oluşumunu, akademik ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkiler.

Ses Bozuklukları

Sesin perde, şiddet ya da rezonansında meydana gelen anormallikler ses bozukluğu olarak tanımlanır. Ses kısıklığı ya da ses kalitesindeki problemler, birçok farklı ses hastalığından kaynaklanabilir.

Ses kısıklığının 2 haftayı geçmesi durumunda bir kulak boğaz hekimince değerlendirilmesi önem arz eder. Problemin kaynağının öncelikle kulak burun boğaz hekimlerince belirlenip, ses hastalığının tanılanması gerekmektedir. Ardından bir dil ve konuşma terapisti ses hijyeninin öğrenilmesi ve sesin doğru kullanılması, ses kıvrımlarının güçlendirilmesi konusunda terapi uygular.

Motor Konuşma Bozuklukları

Motor konuşma bozuklukları konuşmanın solunum, fonasyon, rezonans, artikülasyon ve prosodi bileşenlerinden bir veya birkaçını etkileyen bir nöromotor sorunu ile ortaya çıkan konuşma bozukluklarıdır. Dizartri ve apraksi olmak üzere iki tip motor konuşma bozukluğu bulunmaktadır. Terapide amaç konuşma anlaşılırlığının arttırılması ve mevcut dil becerilerinin geliştirilmesidir.

Ne Zaman Dil ve Konuşma Terapistine Başvurulmalı?

  • 15 Aylık ve bebeğinizin hiç kelimesi yoksa;
  • 18 aylık ve tek basamaklı komutları yapmıyor ve 20 den az sözcüğü varsa;
  • 24 aylık 50-70 kelimesi yoksa ve 2 kelimeli cümleler kurmuyorsa;
  • 36 aylık 3 kelimeli cümleler kurmuyor ve konuşması çevresindeki insanlar tarafından anlaşılmıyorsa ya da 3 aydır süren konuşurken takılmalar yaşıyorsa bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme almanız önemlidir.

 Dil ve Konuşma Terapisti Burcu AKÇAY

Kaynakça:

KAYIRAN, S., Şahin, S. A., & Sena, C. U. R. E. (2012). Pediatri Perspektifinden Çocuklarda Konuşma ve Dil Gecikmesine Yaklaşım. Marmara Medical Journal25(1), 1-4.

Karacan, E. (2000). Bebeklerde ve çocuklarda dil gelişimi. Klinik Psikiyatri, 3(4), 263-268.

Suat, K. O. L. (2011). Erken çocuklukta bilişsel gelişim ve dil gelişimi. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi21(21), 1-21.

admin

Read Previous

ebebek’te Şubat İndirimleri Başladı! (7-13 Şubat 2022)

Read Next

Göğüs Ucu Yaraları/Çatlakları Neden Olur? En Etkili Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir